İmralı'dan Kritik Mesaj
DEM Parti İmralı Heyeti, 27 Mart 2026 tarihinde İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan ile yapılan toplantıya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, çözüm sürecinin "önemli bir eşiğe" geldiği belirtilirken, Öcalan’ın Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Ortadoğu’daki bölgesel gelişmelere dair kapsamlı değerlendirmelerine yer verildi. "Silah Dönemi Kapandı, Hedef Demokratik Cumhuriyet" Öcalan, heyet aracılığıyla ilettiği mesajında 27 Şubat çağrısını yineleyerek, çatışmalı sürecin tamamen geride kaldığını savundu. Mesajında şu ifadeleri kullandı: "Silahlı mücadele dönemi sona ermiştir. Artık geriye dönüş mümkün değildir. Yaşadığımız süreç, Demokratik Cumhuriyet ile barışa geçiş sürecidir. Bu süreç başarıya ulaştığında Cumhuriyet iki kat güçlenecektir." "Bizim Cumhuriyet ile Bir Sorunumuz Yok" Öcalan, Kürt meselesinin çözümünde devletle olan ilişkinin "pozitif bir yurttaşlık anlayışı" üzerinden yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. "Bizim Cumhuriyet ile bir sorunumuz yoktur, asıl mesele Cumhuriyet’in demokratik olmamasıdır" diyen Öcalan, asimilasyoncu yöntemlerin terk edilerek kimlik, ifade ve kadın özgürlüğünü kapsayan bir modelin hem Kürtler hem de tüm Türkiye halkları için güvence olacağını ifade etti. Ortadoğu ve İran Denklemi Görüşmede bölgesel gelişmelere de değinen Öcalan, Ortadoğu üzerinde "derin hegemonik planlar" olduğunu iddia ederek, olası bir İran savaşına karşı "Barış ve Demokratik Toplum" çizgisini üçüncü bir yol olarak sundu. Anadolu’nun güvenliğinin Mezopotamya’dan geçtiğini belirten Öcalan, çözümün "Anadolu-Mezopotamya eksenli" olması gerektiğini savundu. Meclis’e Tarihi Sorumluluk Çağrısı DEM Parti heyeti tarafından yapılan açıklamada, sürecin yasal bir zemine oturtulması gerektiği vurgulandı: Meclis’in üstlendiği tarihi görevin altı çizildi. Komisyon raporu sonrası çalışmaların zaman kaybedilmeden, kapsayıcı ve bütünlüklü bir yasal çerçeveye kavuşturulmasının hayati önemde olduğu belirtildi. Tarihsel fırsatların kaçırılmaması için diyalog kanallarının açık tutulması gerektiği ortak görüş olarak öne çıktı. "Devlet Güvenlik Tehdidi Olmadığını Görmeli" Öcalan’ın değerlendirmelerinde, toplumsal temelli bir çözümün "yıkıcı bir faaliyet" veya "güvenlik tehdidi" olarak algılanmaması gerektiği, aksine bu entegrasyonun Türkiye’nin birliğini pekiştireceği tezi savunuldu. Heyet, bu süreci sorumlulukla karşılayan herkesin ortak geleceği kazanacağına olan inancını belirterek açıklamayı sonlandırdı.